17 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
Adana
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

PANDEMİDE KOMPLO TEORİLERİ…

Esma Gökçe Kaleminden...

COVID-19 salgınında, daha önceki yazımızda bahsettiğimiz yanlış bilgilendirmenin yanı sıra komplo teorileri de yine ciddi oranda yayılmaya devam ediyor. Komplo teorisyenlerine göre, virüsün gerçek olmadığı ya da yapay olarak laboratuvar ortamında üretilen biyolojik silah olduğu iddia edilirken, yaşlı toplumları gençleştirme operasyonu olduğundan da bahsediliyor. Pandeminin ilk aylarında yaygın olarak gündeme gelen bir diğer komplo teorisiyse virüsün 5G kulelerinden yayıldığı yönündeydi. Koronavirüs dünyanın pek çok ülkesinde konuya komplo teorileri penceresinden bakan çok sayıda kişi ve grubun ortaya çıkmasına neden oldu. İşte farklı ülkelerde en çok rağbet gören komplo teorileri:
Almanya’da “hijyen eylemleri” adı verilen ve Microsoft’un kurucusu iş insanı Bill Gates hakkında çok sayıda iddianın ortaya atıldığı gösteriler yer almaktadır.
İngiltere; Astrofizikçi Piers Corbyn, koronavirüs salgını konusunda Ada’nın bir numaralı komplo teorisyeni, salgın ile 5G teknolojisi arasında bir bağ olduğunu savunuyor. İngiliz medyasına göre Corbyn, “tehlikeli” olarak nitelendirdiği 5G tesislerine saldırılıp tahrip edilmesini de onaylıyor.
İsviçre; Avrupa’nın pek çok ülkesinde görülen “Korona Asileri” hareketinin İsviçre’de de çok sayıda taraftarı var. Kardiyolog Thomas Binder de, Corbyn gibi koronavirüs ile 5G vericileri arasında bağlantı olduğunu iddia edenlerden.
Fransa; salgının ve komplo teorilerinin en çok internet üzerinden dile getirildiği ülkelerden biri olup SOS-Racisme, Fransa Yahudi Öğrenciler Birliği (UEJF) ve SOS Homofobi adlı örgütler, sokağa çıkma kısıtlamalarını protesto etmiştir.
İspanya; İber Yarımadası’nın bu büyük ülkesinde hükümetin koronavirüs politikasına halk tepkili olsa da, ülkede komplo teorileri örneğin Almanya’daki kadar ilgi görmüyor.
ABD; Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle Donald Trump başkanlık döneminde, uzmanlara ve bilimsel sonuçlara kuşku ile yaklaşan açıklamalarda bulunarak Çin Hükümetini suçluyordu.
İsrail; Dünya çapında üretilen komplo teorilerinin önemli bir kısmının Yahudi karşıtı söylemler içermesi nedeniyle gelişmeler İsrail devleti tarafından endişeyle takip ediliyor.
İran; Mart ayında koronavirüsün, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail kaynaklı bir biyolojik saldırı olduğu ve İran’la birlikte Çin’i zayıflatma amacı güttüğü görüşü İran’da ciddi sayıda taraftar topladı.
Afrika; komplo teorilerine kitlesel bir rağbet Afrika’da da pek görülmüyor. Bazı ülkelerde hükümetler koronavirüse karşı son derece katı kurallar içeren önlemler almış olsa da, kitlesel gösteriler yok denecek kadar az.
Brezilya; Dışişleri Bakanı Ernesto Araujo’ya göre ise koronavirüs salgınının ardında, dünya çapında komünizmi yayma planı yatıyor. Araujo, bizzat kaleme aldığı “Comunavirüs (Portekizce koronavirüs ve komünizm kavramlarının birleştirildiği bir kelime oyunu) geldi” başlıklı blogunda “Koronavirüs, komünist kabusu yeniden uyandırıyor” ifadelerini kullanarak, ulusal sorumlulukların Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) aktarılmasının, dünya çapında yürürlüğe sokulmak istenen komünist bir dayanışmanın ilk adımı olduğunu savunuyor.
Buraya kadar ortaya atılan söylemler ciddiye alınmayacak teoriler olsa da bu süreçte yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle, teknoloji temelli yeni bir dijital dünya düzeninin provasının yapıldığını iddia eden teoriler ciddiye alınabilir. Bu salgının gerçekten toplumu dijital yaşama alıştırdığı ve dijital dönüşümü hızlandırdığı görülmektedir.
Covid-19 sonrasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak söylemini desteklercesine, dijital dönüşüm bazı alanlarda çok ciddi mesafe kaydetti ve kısa sürede topluma iyiden iyiye nüfuz edecek gibi görünüyor. Örneğin, salgını kırabilmek için zorunlu olarak başlatılan evden çalışma modeli birçok sektörde kısa sürede benimsendi. Artık dünyanın yeni normali; “esnek uzaktan çalışma” modeli olacaktır. Ayrıca yakın gelecekte rutin arka ofis işlerinin tamamen “yazılım robotlarına” devredilmesi olasılığı da artmaktadır.
Diğer yandan toplumun büyük çoğunluğunun zaten kullandığı elektronik alışveriş iyiden iyiye artmış ve ekmeğe, suya kadar indirgenmiş durumdadır. Telefon veya internet yoluyla verilen siparişler dakikalar içerisinde kapınızda yer alıyor. Hatta sağlık organizasyonları da bu pastadan payını alarak, yatalak hastalara hizmet sunumunu ve ilaç dağıtımını organize etmeye başlamıştır. Sağlık Bakanlığı Filiyasyon ekipleri de hem hastane hem evde hasta işbirliği programında önemli yol kat etmiştir.
Diğer dijital deneyim, eğitim alanında yaşanmaktadır ve hali hazırda mevcut üniversitelerde uygulanan uzaktan eğitim programı tüm basamaklarda uygulanmak zorunda kalınmıştır. Mevcut teknolojik altyapı yetersizlikleri, hem öğrenciler hem de eğitmenler için ciddi sorunlar oluşturmuştur. Uzaktan eğitim doğruluğu ya da verimliliği tartışmaları halen devam etse de bir sonraki aşama olan yapay zeka ürünü “robot eğitmenler” çok uzak bir ihtimal değildir. İnsanların salgında, belki de en çok memnun olduğu konulardan biri bankacılık işlemleri ve nakit paradan uzaklaşılması olmuştur. Dijital para işlemleri internet üzerinde el değiştirerek, bankalara dahi ihtiyaç duyulmayan dönemler gelecektir.
Aslında Covid-19 salgını süresince yaşanılan bütün senaryolar ve komplo teorileri yeni dijital dünyayı işaret etmektedir. Bu işaret net olarak göstermektedir ki; bütün komplo teorileri “değişim”in ta kendisidir. İnsanoğlunun var oluşundan ve yerleşik hayata geçişinden itibaren tarihin tüm evrelerinde ispatlanan gerçek ‘değişim’ olmuştur. Bugün de insanların düşünce, davranış ve kararlarına yön veren, değişimdir ve teknolojidir. Covid-19 pandemisi ile ilgili en akla yatkın tez, salgının insanlığın doğayı iyi anlayamaması ve doğadaki değişimi iyi yönetememesinden kaynaklandığıdır. Güç ve hakimiyetin, bilgiye sahip olanların ve değişimi yönetebilenlerin eline geçtiği yeni dünyada bilgi, tecrübe, yetenek ve hatta özgür irademizi teknolojiye teslim ederek vasıfsız ve işlevsiz bir sınıfın üyesi haline gelmektense, birey ve toplum olarak çevremizdeki amansız değişimi anlamaya, onu nasıl yönetebileceğimize ve onunla birlikte nasıl daha iyi, daha güvenli ve daha sağlıklı yaşayabileceğimize odaklanmamız gerekiyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bakan Koca, Ramazan’da tam kapanma ile ilgili açıklamaları.

HIZLI YORUM YAP