19 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
Adana
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Almanya’daki Yüksek Nitelikli Türkler

Caner Aver Kaleminden...

Ilk yazımda Türkiye´den Almanya´ya iş gücü göç hikayesini daha çok özel bir bakış ile ailemin köyden önce Adana´nın merkezine, ardından Almanya´ya göçünü ele aldım. İki ülke arasında 1961´de imzalanan iş gücü anlaşmasından sonra 1990´lara kadar göç tek yönlü olarak Almanya odaklı idi. 1973´de Orta Doğu´da ki petrol krizi sonrası tüm dünya gibi ekonomik daralmaya giren Almanya, iş gücü almayı durdurmuş, bundan sonra aile birleşimi, sığınmacılık ve mültecilik gibi çeşitli yollarla, 1990’lara kadar Türkiye’den Almanya’ya göç akımı devam etmiş.
Ancak Türkiye´de 2000´li yıllardan sonra olumlu ekonomi ve siyasi gelişmeler ve 2005´ de Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerin başlaması Avrupa´dan sayıları giderek artan nitelikli Türk´lerin köken ülkesi Türkiye´ye – geçici veya kalıcı – göç etmelerine yol açmıştır. Almanya tarafından bakılınca 2000´li yıllarda giderek artan bir sağ populizm, ırkçılık ve Alman toplumuna nazaran göçmenler ve özellikle Türk´lerin arasında yüksek oranda işsizlik – yüksek nitelikliler içinde geçerli – göçü tetiklemiştir.

Türkiye tarafından bakılınca büyüyen ekonomi, demokrasi açılımı, Avrupa Birliği´ne yakınlaşma özellikle yüksek nitelikli Avrupa´lı Türk´leri Türkiye´ye göç etmelerine destek olmuştur. Özellikle ihracat odaklı şirketlerin yoğun olduğu Istanbul, Marmara ve Ege bölgeleri göç merkezleri haline gelmiş, hatta Istanbul ve Izmir´de “geri dönenler” masası kurulumuştur (2013´de Izmir´de Alman Goethe-Vakfı ile ortak çalışmamız ile gerçekleşmiştir ve bu kapsamda bir konferans düzenlenmiş ve kitap yayınlanmıştır). 2015 yılından sonra, Türkiye’de siyasi gelişmeler ve iş gücü piyasasında daralma yaşanan iki ülke arasında nitelikli iş gücü hareketliliğinin tekrar Almanya’nın lehine dönmesine neden olmuştur. Alman Federal İstatistik Ofisinin verilerine göre, 2006-2018 yılları arasında toplam 431.865 kişi Türkiye’den Almanya’ya göç ederken, 429.117 kişi de Almanya’dan Türkiye’ye göç etmiştir; 2019´da ise 51.610 kişi Türkiye´den Almanya´ya ve 30.506 kişi ise Almanya´dan Türkiye´ye göç etmiştir
2000´li yıllardaki nitelikli göçten Adana ne kadar faydalandı, Avrupa ülkelerinden ikinci ve üçüncü nesil yüksek niteklik Türklerin istatistik verilerin tutulmadığı için bilinmiyor. Özellikle bilgi ve yenilikçi fikirlerin önem kazandığı günümüz bilgi toplumlarında, nitelikli işgücü sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin en önemli aktörlerinden birisi haline gelmiştir. Bu durum ülkelerin beşeri sermaye kaynakları (nitelikli işgücü) için birbirleriyle rekabet etmelerine neden olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ile Almanya arasındaki göç akımlarının niteliksel durumu ayrı bir öneme sahiptir. Metropol olan Adana kenti çok daha aktif ve ilerici bir göç politikası ile bu potansiyelden faydalanabilir, kardeş kentlerin sayıları arttırılabilinir, üniversiteler, eğitim merkezleri, okullar, ticari kululuşlar arası işbirliği genişletilebilinir. Özellikle son yıllarda gergin ilerleyen Almanya Türkiye ilişkilerinde sivil toplumun önemi giderek artmaktadır.

Bayburt Üniversitesi´nden Dr. Atakan Durmaz ile Almanya´da 2015 – 2016 arasında “Almanya’da Yaşayan Nitelikli Türklerin Uluslararası Göç Eğilimi: Niyetler, Etkenler ve Sonuçlar” başlıklı ortak bilimsel çalışma kapsamında (bkz.: Caner Aver & Atakan Durmaz: Almanya’da Yaşayan Nitelikli Türklerin Uluslararası Göç Eğilimi: Niyetler, Etkenler ve Sonuçlar. Pasajlar – Sosyal Bilimler Dergisi, Sayi 5: Göç Meselesi, Haziran 2020), gerileyen göç rakamlarına ve göç niyetlerine rağmen, ilişkilerin Almanya ile Türkiye arasındaki ulusötesi sosyal alanlarda iç içe geçtiği ortaya çıkmıştır. Ankete katılanların büyük bölümü Almanya’da kalmaya niyetli, ancak kalıcı yerleşim kararlarıyla çelişmeyen farklı biçimlerde ve yoğunluklarda olsa da Türkiye ile farkl alanlarda ilişkiler geliştirmeye devam etmektedir. Bu ilişkiler örneğin mesleki, siyasi, sivil toplum, dini, yatırım veya iş yapma amaçlı ilişkiler olduğu ortaya çıkmıştır. Birçoğu en az yılda bir kez Türkiye’ye gitmeye devam etmektedir.
Aynı zamanda, profesyonel konumlarından çıkmadan ulus ötesi işbirliği yoluyla kendi ülkelerinin gelişmesine katkıda bulunmak isteyen tüm katılımcılar arasında bilgi aktarımı konusunda yüksek düzeyde isteklilik söz konusudur. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda, Almanya’daki nitelikli Türklerin önceki nesillerle kıyaslandığında fiziksel anlamda göç eğilimlerinin giderek azaldığı görülmektedir. Gerek nitelikli göçten gerek ulus ötesi işbirliğinden Adana gibi geniş ekonomiye sahip olan bir metropol için önem arz etmekte ve daha çok faydalanması gerekmektedir. Bunu ileriye taşımak için Almanya ile Türkiyer arasında imzalanan ve bu yıl 60.yılı kutlanacak olan işgücü anlaşması kapsamında düzenlenecek anma etkinliklerinde konu ve bir başlangıç olabilir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kocasına destek için başladığı arıcılıkla iki kadına daha istihdam sağladı