21 Ocak 2022 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a İmsak Vakti 02:00
Adana
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Adana’nın Yeni Müzik Grubu “Kiana”

Merve Dirlik Abridad İle Roportaj.

Adanalı müzik grubu Kiana’nın single çalışması olan “Sen” dijital ortamlarda dinleyicisi ile buluştu. Sözü Mevlana Celaleddin Rumi’ye ait  bestesi ise  İranlı müzisyen Mostafa Abdirad’a ait olan eser, grubun yayına sunduğu ilk şarkı… Üç kişiden oluşan Kiana’ın solistliğini Merve Dirlik Abridad üstlenirken, gitarda Mostafa Abdirad, perküsyonda Bülent Geliç yer alıyor. Söz konusu şarkının bas gitaristliğini Hakan Gürbüz, düzenlemesini Cenk Erdoğan, Mix’ini ise Yaşam Bilimli yaptı. Söz single’ının mastering’i Hüseyin Köroğlu, kapak illüstrasyonu Anıl Sam ve label’i Ediz Hafızoğlu’na ait… Grubun vokalisti Merve Dirlik Abdirad, Kiana’yı 24 Saat gazetesinden SULTAN YAVUZ’a anlattı

 

Kiana müzik grubu, Mevlana felsefesini benimseyen üç müzik tutkununun 2018 yılında bir araya gelmesiyle oluşmuş. Mevlana’nın sözlerini besteleyerek, “İnsanların yüreğine dokunmayı” arzulayan Kiana, ilk single çalışması olan “Sen” ile dinleyicilere “Merhaba” dedi. Bir kaç ayda bir, besteledikleri eserleri dijital ortamlarda yayınlayacaklarını belirten grubun solisti Merve Dirlik Abdirad, Kiana’yı 24 Saat gazetesine anlattı

-Merve, seni ve grup üyelerini tanıyabilir miyiz? Müzikle olan bağınızın miladı nedir?

Merve Dirlik Abdirad: Ben 1988 Adana doğumluyum. 9 yaşında okulun korosundayken, müzik öğretmenimin beni keşfetmesiyle müzik yolculuğum başladı. Başkent Üniversitesi’nde iç mimarlık ve çevre tasarımı okuduktan sonra Erasmus ile Almanya’ya gittim ve 2010 yılında döndükten sonra Ankara’da alternatif bir rock grubuyla sahne almaya başladım. 2012 yılında Adana’ya döndüm ve 2014 yılında da bir arkadaşımın barında zaman zaman sahne almaya başladım. Sonra eşim Moz (Mostafa) ile tanıştık ve Kiana’yı kurduk, ben ses eğitimime devam ederek, belediyenin konservaturaında ders almaya devam ettim. Hâlâ iç mimar olarak da çalışıyorum.

Eşim Moz, 1984 Tahran doğumlu ve 14 yaşında setar öğrenmeye başlayarak, klasik gitar ve flamekoyla devam etmiş. 2003 yılında Tahran Azad Üniversitesi Konservatuarı’na gitmiş ve çeşitli konserlerde yer almış. Hatta Tahran’daki ilk flamenko gitar festivalinde yer almış ve 2007 yılında Genç Gitar Festivali’nde ikinci olmuş. Mezun olduktan sonra caz ve blues türlerine merak salmış ve İranlı müzisyenlerle çalışarak, lead (solo) gitarist olarak sahne almış. Adana Blues Kollektifi’nde de çalıyordu ve Ankara Blues Festivali’nde çok beğenilmişlerdi. 2018 yılında da lead gitarist olarak Kiana’da yer aldı ve zaten tüm bestelerimizi de kendisi yapıyor.
Perküsyonist grup arkadaşımız Bülent Gelinç ise 1976 Adana doğumlu, müziğe 1999 yılında perküsyonla başlamış ve 10 yıl boyunca İstanbul, Mersin, Adana, Bodrum gibi yerlerde müzik yaparak festivallere katılmış. 2009 yılında kendisinin hazırlayıp sunduğu bir televizyon programı yapmış. 2010 yılında çeşitli STK ve sendikalarda, aralarında engelli çocuk ve yetişkinlerin de olduğu kişilere perküsyon dersleri vermiş ve çeşitli gruplarla turneler gerçekleştirmiş. 2014 yılında Etnik Band içinde performans sergileyen Geliç, 2017’de de Serdar Keskin ve Mücahit Göçer ile birlikte çalışmalar yapmış ki hâlâ devam ediyorlar. 2018 yılında Kiana’ya katıldı ve grubun Mevlana fikrini dillendiren kişidir. Onun da 2015 yılında kurduğu alternatif sanat alanı Akustik Kültür’de olan çalışmaları sürüyor.

-Grubun adı Kiana, ne anlama geliyor?

Abdirad: Birçok anlamı var, Farsçada dört element, Havai dilinde “cennet gibi” İrlanda dilinde “kadim” ve Eskimo dilinde de “üç nehrin birleştiği yer”, Lazcada ise “dünya” demek. İçimize çok dokunan bir isim…

-Mevlana felsefesi, hoşgörü ve hümanizm ile de anlıyor. Sizi Mevlana sözlerini bestelemeye iten neydi? Nasıl ortaya çıktı?

Abdirad: Aşktan çıktı (gülüyor). Moz’la 2018 yılında tanıştık ve sevgili olduğumuz dönem Mevlana ismi geçirmeden, bu felsefeyi çok konuştuk, hayata bakış açımızı yani… Ortak bir noktada buluşuyorduk ve ikimiz cover şarkıları söylerken ritim hep eksik kalıyordu. Bülent’i de daha önce dinlemiştik, “Neden tanışmıyoruz?” dedik ve yollarımız kesişti. Farklı dillerde tınılarını beğendiğimiz şarkıları kendi soundumuzu oluşturarak coverlamaya başladık ve yorum kattığımızı hissettiğimiz bölümler oluyordu. Bir sürü farklı ses duymaya ve bize ait olan bir armoniyi hissetmeye başlayınca, “Neden daha özgün hissedeceğimiz kendi bestelerimizi yapmayalım?” dedik ve konsepti butik olan, yurt içi ve yurt dışı festivallerde çalabileceğimiz bir grup olma yolunda adım attık.

-Grubun öne çıkan özelliklerinden biri de çok dilli oluşu… Beş dilde söylüyorsun.

Abdirad: Benim İspanyolcaya ilgim var, dili bilmesem de okunuşunu biliyorum ve İspanyolca şarkı dinlemeyi seviyorum, kendimi Endülüs kültürüne yakın hissediyorum. Dolayısıyla söyleyebiliyorum, Farsçayı da zaten Moz’dan öğrendim, Almanca ise Erasmus sayesinde aşina olduğum, okunuşunu bildiğimi bir dil, İngilizce ise çocukluktan itibaren bildiğim, öğrendiğim bir lisan. O yüzden beş farklı dil oldu, ki Mevlana, her dilde Mevlana’dır. Tınılar farklı olsa da hissi aynıdır, bu da bizim için önemli, dil sadece bir aracı…

“Dokunabildiğimiz kadar insanın ruhuna dokunmak istiyoruz”
-Pandemide müzisyenlerin yaşadığı durum malum… Siz bu dönemde bir single çıkararak belki umut da veriyorsunuz. Bir müzisyen gözüyle bu konuya ilişkin neler söylersin?
Abdirad: Pandemi hepimiz için zor bir dönem fakat geleni kabul etmeye çalışan bir bakış açımız var, dışarıda ne oluyorsa, içimizde kendimiz varız. Özümüze yaklaşmaya çalıştık ve bu dönemi şans gibi düşünerek, çalışıp ürettik. Kontrol edemeyeceğimiz bir durum var ve onunla mücadele edersek, enerjimize yazık olacak. Ama onu kabul etmeyi seçiyoruz ve bu yolda nerede duruyoruz, memnun muyuz, buna odaklandık. Ben hem mimari proje yapıyor hem de Moz’a fikir vermeye çalışıyorum, o da sürekli çalışıyor ve kendimizi geliştirmeye uğraşıyoruz. Hayat gidiyor ve bu süreç geçtiğinde siz hâlâ aynı yerde mi duruyor olacaksınız? Biz hayatla akmak istiyoruz ki yaşadığımızı hissedebilelim. Böyle düşününce de birbirinizi anlıyor ve buluyorsunuz. Aradığınız kendiniz, birbiriniz oluyor ve bu frekansta buluşuyorsunuz. Senin dünyanken bizim dünyamız oluyor ve gittikçe bütüne yaklaşıyoruz. Eksik parça umut mu, sevgi mi, bunu tamamlıyorsunuz…

-Dünya, küresel ısınma, savaşlar, gelir adaletsizliği gibi nedenlerle sanki çok da hayra alamet ilerlemiyor gibi ve bunun stresinden, karamsarlığından kurtulmak isteyenler sanata daha fazla yöneliyor… Fakat bu yöneliş büyük prodüksiyonlarla haykırarak değil de, daha çekirdek, daha butik ve daha minör düzeyde vuku buluyor. Müzik ya da sanat nasıl bir işlevi yerine getiriyor, neler söylersin ?

Abdirad: Böyle süreçleri yaşamadan önce aslında insanlar aradıklarını birbirinde arıyordu, ama anladık ki kendimiz de varız. Bu yüzden çekirdekleşmeye başladık, artık kendimizi aramaya başladık. Pandemi sürecini kötü diye sıfatlamak da istemem çünkü öğrettiği bir şeyler var, acaba bunu alabiliyor muyuz? Zaten hayatımızdan gittiğimizde, bize de bir şey öğretmiş olacak, amacı bu, fakat bunu alıp almamak kişinin kendisine kalacak diye düşünüyorum. Daha fazla katkı için kişinin kendisinde olması lazım. Bu sürecin en iyi yanı üretimin artması oldu, aynı bir anahtar gibi… Bunu benimsediğiniz zaman, geriye anahtarı takıp çevirmek kalıyor. Bu sürecin kötü değil de öğretici olduğunu düşünüyorum ve umarım bize verdiğini alabiliriz.

-Konunun içinde Mevlana olduğu için soruyorum, bir misyonunuz olduğunu düşünüyor musunuz?

Abdirad: Misyon yüklendiğimizi düşünmüyorum, amacımız kendimizde olanı kendimize anlatmak gibi… Mevlana kiminin kalbine kiminin ruhuna kiminin kulağına girecek. Kabul etmek isterseniz zaten edeceksiniz, bizim ekstra mesaj vermemize gerek yok. Bu doğamıza da aykırı, böyle bir yükü alıp bir karma yaratmak istemiyoruz. Mevlana’nın dokunacağı yerler belli, onu özüne alacak kişiye ait bir seçim…

-Önümüzdeki süreçte ne tür projeleriniz olacak ?

Abdirad: Üretim aşamamızı zamana yaymak istiyoruz. Tüm şarkılar, bir kaç ayda bir piyasaya sunulma niyetinde ama zamanın ne göstereceğini de bilemeyiz. Bu dönem, olması gereken sürede sona erdiğinde tabii ki yurt içi ve yurt dışında konserler vermeyi istiyoruz. Dokunabildiğimiz kadar insanın ruhuna dokunmak istiyoruz. Elbette bizim değil, müziğimizin bunu yapmasını arzu ediyoruz. Umarım herkes kendi yolunda çok mutlu olur ve sevgiyi bulur…

-Sizi dinlemek isteyen insanlar nereden ulaşabilir ?

Abdirad: Tüm dijitla platformalrda varız. Instagram: kiana_musicband, Facebook: Kiana Kiana ve Twitter: kianamusicband yoluyla ulaşabilirler

s

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BAHAR

HIZLI YORUM YAP